Tekstil Boya Banyosu Atıksularının Ozon, Persülfat ve Peroksimonosülfat Oksidasyon Prosesleri ile Arıtımı

Özet

Bu çalışmada iplik boyama yapan bir tekstil endüstrisi boyama prosesinden alınan iki numuneye laboratuar koşullarında ozon oksidasyonu, persülfat (PS) oksidasyonu ve peroksimonosülfat (PMS) oksidasyonu yöntemleri uygulanarak TOK giderim verimi, renk giderim verimi ve BOİ5/TOK oranı incelenmiştir. Ozonlama işleminde 2 g/saat dozunda ozon verilerek 15, 30, 45, 60, 90, 120. dakikalarda örnekleme yapılmıştır. PS ve PMS oksidasyonunda sıcaklık 70oC’de sabit tutulup 30 mmolar oksidan ilavesi yapılarak 15, 30, 45, 60, 90, 120. dakikalarda örnekleme yapılmıştır. Ozonla oksidasyon sonucunda iki atıksu için  TOK giderim verimi sırasıyla %14.7 ve %12.5; renk giderim verimi sırasıyla %85.2 ve %94.1; BOİ5/TOK oranı da sırasıyla 0.38 ve 0.047 olmuştur. PS oksidasyonu sonucunda, TOK giderim verimi sırasıyla %19 ve %9.9; renk giderim verimi sırasıyla %99.99 ve %95.1; BOİ5/TOK oranı da sırasıyla 0.48 ve 0.041 olmuştur. PMS oksidasyonu sonucunda, TOK giderim verimi sırasıyla %16.2 ve %6.7; renk giderim verimi sırasıyla %98.8 ve %88.2; BOİ5/TOK oranı da sırasıyla 0.41 ve 0.039 olmuştur.

Abstract

In this study, TOC, color removal efficiencies and BOD5/TOC rates were investigated in dyeing processess wastewaters by using ozone, persulfate (PS) and peroxymonosulfate (PMS) oxidation in laboratory. In ozone oxidation, ozone was given 2g/hour dose and samples were taken in 15, 30, 45, 60, 90 and 120 minutes. In PS and PMS oxidation, the temperature was kept constant at 70 0C and samples was taken in 15, 30, 45, 60, 90 and 120 minutes by adding 30 mmolar oxidant.  In ozonation process TOC removal efficiencies of two wastewaters were found as 14.7 % and 12.5 %, color removal efficiencies were found as 85.2%, 94.1%, BOD5/TOC rates were found as 0.38 and 0.047 respectively. In PS oxidation TOC removal efficiencies of two wastewaters were found as 19 % and 9.9 %, color removal efficiencies were found as 99.99 % and 95.1%, BOD5/TOC rates were found as 0.48 and 0.041 respectively. In PMS oxidation TOC removal efficiencies of two wastewaters were found as 16.2 % and 6.7 %, color removal efficiencies were found as 98.8 % and 88.2%, BOD5/TOC rates were found as 0.41 and 0.039 respectively.

  1. GİRİŞ

Tekstil endüstrisi yüksek miktarlarda su kullanımı ve yüksek kirlilik yükü nedeniyle çevreyi kirletme potansiyeli fazla olan endüstriler arasındadır. Özellikle tekstil endüstrisi ıslak işlemleri arasında yer alan boyama işlemleri sonucu açığa çıkan atıksular yüksek mikatarlarda boyar madde ve dolayısıyla renk,  Kimyasal Oksijen İhtiyacı, Çözünmüş Katı Madde içerebilmektedir. Ayrıca bu atıksular kullanılan boyar madde ve yardımcı kimyasallara göre yüksek düzeylerde zehirlilik de içerebilmektedir. Yüksek debi ve kirlilik yüküne sahip tekstil boyama atıksularının uygun şekilde arıtılmaları çoğu zaman büyük bir problem olarak ortaya çıkmaktadır. Son yıllarda yasal mevzuatta yapılan değişiklikler ile deşarj standardlarına hem renk standardı ilave edilmiş hem de diğer parametrelerin sınır değerleri aşağı çekilmiştir. Bu standardları karşılayacak yeni uygulamaların ve teknolojilerin geliştirilmesi bir gereklilik olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bu çalışmada uygulanan ozon oksidasyonu, PS ve PMS oksidasyonu ile yapılmış benzer çalışmalar şu şekildedir:

Yang S ve diğer. (2010) tarafından yapılan çalışmada PS ve PMS’nin yüksek sıcaklık ile aktive edildiği belirtilmiştir. PS ve PMS, AO7’ nin oksidasyonunda oksidant/kontaminant molar oranlarının etkisi 70°C sıcaklıkta incelenmiştir. 10:1, 50:1, 100:1 oksidant/kontaminant molar oranlardaki reaksiyonlar sonucu oksidan miktarı arttıkça verim arttığı belirlenmiştir. Atıksuda bulunan iyonlardan sülfat (SO42−) iyonu, nitrat (NO3) iyonu, karbonat (CO32−) iyonu, bikarbonat (HCO3) iyonu, fosfat (HPO42−) iyonu ve klorür (Cl) iyonu varlığında PS’nin aktive olmadığı görülmüştür. Atıksuda bulunan iyonlardan, sülfat (SO42−) iyonu ve nitrat (NO3) iyonu varlığında PMS’nin aktive olmadığı; karbonat (CO32−) iyonu, bikarbonat (HCO3) iyonu, fosfat (HPO42−) iyonu ve klorür (Cl) iyonu varlığında PMS’nin aktive olduğunu görülmüştür. Anyon konsantrasyonu incelendiğinde, sülfat (SO42−) iyonu ve nitrat (NO3) iyonu arttıkça bir değişme gözlenmemiştir. Karbonat (CO32−) iyonu arttıkça PMS’nin aktivesi azalmıştır. Bikarbonat (HCO3) iyonu, fosfat (HPO42−) iyonu ve klorür (Cl) iyonu arttıkça PMS’nin aktivesi artmıştır.

Huang ve diğ. (1994), Direk Siyah 22 ve Direk Mavi 199 ile boyama yapan bir tekstil fabrikası atıksularından aldıkları iki ayrı atıksu numunesini üç ayrı pH’da (3.0, 6.45 ve 10.55) ozonla oksidasyona tabi tutarak, atıksuların renk ve TOK parametrelerinin değişimini incelemişlerdir. Her iki numune için en iyi renk gideriminin pH 6.45’te elde edildiği çalışmada, Direk Mavi 199’un pH 3.0’de ozonlanması sırasında 10. dakikada %77 olan verim devam eden ozonlama ile düşerek 20. dakikada %74’e ve 30. dakikada %65’e düşmüştür. Araştırmacılar bu durumu proseste kullanılan diğer kimyasal maddeler ile dekompoze olan azo boyaların ara ürünlerinin reaksiyonu sonucu oluşan yeni renkli bileşiklere bağlamışlardır. Nötral pH’da 10 dakikalık bir reaksiyondan sonra %82 olan Direk Mavi 199’un renk giderim verimi, 30 dakikalık bir reaksiyondan sonra neredeyse hiç artmamış ve %83 olmuştur. Aynı durum, Direk Siyah 22 için de soz konusu olmuş ve 20 dakikalık bir ozonlamadan sonra verim değişmemiş, %72 seviyesinde kalmıştır. TOK giderim verimleri ise 18 dakikalık bir reaksiyon sonucu Direk Mavi 199 için %5 ve 40 dakikalık bir reaksiyon sonucu Direk Siyah 22 için %15 olmuştur.

Bu çalışmanın amacı; bir iplik boyama fabrikası boya reaktöründen alınan boyama atıksularının ozon, persülfat ve peroksimonosülfat oksidasyonları ile arıtılabilirliklerinin incelenmesidir.

  1. MATERYAL VE YÖNTEM

Bu çalışmada, iplik boyama yapan bir işletmenin boyama fazından alınan atıksu üzerinde çalışılmıştır. Boyama fazından alınan 2 atıksu numunesi pamuk ipliği reaktif boyama atıksuyudur. Kullanılan boyarmaddeler azo grubu boyarmaddelerdir. Pamuk ipliği reaktif boyama, yüksek pH (10-11) ve yüksek sıcaklıkta yapılmakta ve oluşan atıksuyun da sıcaklığı 70°C civarında olmaktadır. Çalışmada kullanılan atıksu numunelerinin karakteristik özellikleri Çizelge 2.1’de verilmiştir.

Çizelge 2.1. Atıksu Numuneleri Karakteristik Özellikleri

Ölçülen Parametre 1. Numune 2. Numune
TOK, mg/l 793 3016
BOİ5, mg/l 245 105
RES, m-1 3121.5 220.3
pH 9.65 11.00
İletkenlik, mS/cm 178 61.9
Alkalinite, mg/l 12916 40166
Klorür, mg/l 91000 2400

 

Çizelge 2.1’de görüldüğü gibi ikinci numunenin TOK değeri birinci numuneye göre çok yüksektir. Her iki atıksuyunda BOİ5 değerleri düşüktür. Renk değerlerine bakıldığında birinci numune siyah boyama ve ikinci numunede açık lila renk boyama olduğunu için birinci numune renk değerleri daha yüksektir. İkinci numunenin alkalinitesi ve birinci numunenin de klorür konsantrasyonu daha yüksek bir değerdedir.

İşletmede toplam oluşan atıksu miktarı 1200 m3/gün’dür. Oluşan bu atıksuyun yaklaşık olarak 300 m3/gün’lük kısmı boyama fazından oluşan renkli atıksulardır. Diğer kısmı daha az renkli olan atıksulardır.

2.1. Ozonlama

Deneylerde yarı kesikli ozonlama işlemi yapılmıştır. Ozonlama düzeneği, Degremont marka ozon jeneratörü, reaktör, hava pompası ve yıkama şişesinden oluşmaktadır. Ozon jeneratörü saatte ortam havası ile 2 gram  ozon gazı üretmektedir. 4 l’lik paslanmaz çelik reaktör, 3 l atıksu ile yıkama şişesi ise, 30 g/l’lik 2 l KI ile doldurulmuştur. Ozon jeneratörü üzerindeki akımölçer, 10 l/dk.lık akış hızına ayarlanmış ve atıksular için 15, 30, 45, 60, 90, 120. dakikalık sürelerde örnekleme yapılmıştır.

2.2. Sülfat Radikalleri İleri Oksidasyon Yöntemleri

Çalışmalarda persülfat ve peroksimonosülfat kimyasalları kullanılmıştır. 1 litrelik atıksu numuneleri, sıcaklık 70oC’de sabit tutularak 30 mmolarlık (persülfat: 8.11 gr/l; peroksimonosülfat: 9.21 gr/l) oksidan ilavesi ile oksidasyona tabi tutulmuştur ve 15, 30, 45, 60, 90, 120. dakikalık sürelerde örnekleme yapılmıştır. PS ve PMS oksidasyonun, sıcaklık ve anyon etkisini değerlendirebilmek için birer litrelik beherlere aynı miktar atıksu ve oksidan madde ilavesi yapılarak oda sıcaklığında deneyler yürütülmüştür.

2.4. Ölçüm ve Analiz

Deneylerde pH ayarlaması, WTW pH 315i marka pH ölçerle yapılmıştır. TOC ölçümleri uygun  Shimadzu marka VCPN model TOK analizörü  ile yapılmıştır. İletkenlik ölçümleri WTW marka iletkenlik cihazı ile yapılmıştır. BOİ5 ölçümleri 20±20C’de ve yapılmıştır. Oksijen ölçümleri oksijenmetre kullanılarak yapılmıştır. Aşı olarak tesisten getirilen ve aklimasyon işlemi gerçekleşmiş aktif çamur kültürü kullanılmıştır. Renk ölçümleri ve UV-Scan işlemleri Parkin-Elmer marka spektrofotometre ile yapılmıştır. Alkalinite ölçümleri H2SO4 titrasyonu ile ve numuneler renkli olduğu için pH metre yardımı ile yapılmıştır. Yıkama şişesindeki ozon gazı miktarı Na2S2O3 titrasyonu ile Standart Metotlara göre yapılmıştır (APHA 1992). Kullanılan bütün kimyasallar analitik saflıktadır.

Birinci numunede yapılan analizlerde 50 kat seyreltme yapılarak analizler yapılmıştır. İkinci numunede ise 4 kat seyreltme yapılarak yapılmıştır.

  1. ARAŞTIRMA BULGULARI VE TARTIŞMA

Bu bölümde her iki numuneye de uygulanan ozonlama, persülfat ve peroksimonosülfat oksidasyonları işlemlerinin sonuçları Çizelge 3.1’de özetlenmiştir.

Çizelge 3.1. Ozonlama, Persülfat ve Peroksimonosülfat Oksidasyonları İşlemlerinin Sonuçları

PARAMETRE I. NUMUNE II. NUMUNE
Ozon PS PMS Ozon PS PMS
TOK, mg/l 676 642 664 2639 2717 2812
RES, m-1 459.1 0.3 36.66 20.4 10.7 26
BOİ5, mg/l 257 310 272 115 112 110

 

3.1. Ozonlama

Birinci numunede 120 dakika sonunda oluşan ozon dozu; 2368 mg ozon/2379 mg TOK= 0.99 mg ozon/mg TOK olarak bulunmuştur. Atıksuya verilen ozon dozu yaklaşık olarak bütün organik karbonu oksitlemeye yetecek kadar olmasına rağmen, yıkama şişesinde tutulan yani kullanılmadan atılan ozon miktarı (1632 mg ozon) büyük olmuştur. Buna sebep olarak ozonun hedef dışı bileşiklere gidip reaksiyon vermeden ortamı terk etmesi söylenebilir. Bunun neticesinde 120 dakikalık ozonlama sonucunda TOK giderim verimi ancak %14.7 civarında kalmıştır. İkinci numunede 120 dakika sonunda oluşan ozon dozu; 2780 mg ozon/9048 mg TOK= 0.3 mg ozon/mg TOK olarak bulunmuştur. Atıksuya verilen ozon dozu ilk numuneye göre 3 kat daha düşük olmasına rağmen TOK giderim verimi hemen hemen aynı olmuştur. Bu olay iki atıksu karakterinin birbirinden farklı olması dolayısıyla ozonlama veriminin farklılık göstermesiyle açıklanabilir.

Şekil 3.1. Ozonlama Oksidasyonu Sonucu TOK ve Renk Giderim Verimleri

Ozonlama sonucu renk giderim verimleri sırasıyla %85.2 ve %94.1 bulunmuştur. İki numunede de renk giderim veriminin TOK giderim veriminden çok daha fazla olduğu görülmektedir. Buna sebep olarak verilen ozon miktarlarının boya kromofor gruplarının yapısını bozmaya yeterli olduğu ancak organik madde gideriminde yeterli olmadığı söylenebilir. Çalışmada kullanılan her iki atıksuyun alkalinitesinin çok yüksek olduğu görülmektedir. Dolayısıyla toplam organik karbon giderimindeki verimin düşük kalması, meydana gelen radikallerin, karbonat ve bikarbonat iyonları tarafından süpürülmüş olmasına bağlanabilir (Alaton ve diğ. 2002; Arslan ve Balcıoğlu 2000).

Birinci numunede ozonlama işlemi ile BOİ5 değerlerinde kayda değer bir gelişme meydana gelmemiştir. Ancak TOK değerlerinde meydana gelen düşme ile beraber BOİ5/TOK oranı 120 dakikalık ozonlama sonucunda 0.3 değerinden 0.38 değerine yükselmiştir. İkinci numunede, ham atıksuyun BOİ5 değeri küçük bir değer olup TOK değeri de yüksektir. TOK değerinin daha çok reaksiyona girmeden artan boya kaynaklı olduğu düşünülürse ilk numuneye göre çok daha düşük BOİ5 değerinin bu boyanın inhibisyonundan kaynaklandığı söylenebilir.

3.2. Persülfat (PS) Oksidasyonu

Persülfat oksidasyonu sonucu sırası ile %19 ve %9.9 TOK giderim verimi ile ozonlama sonucunda elde edilen verimlerden daha iyi sonuçlar elde edilmiştir. Burada işlem sırasında elde edilen sülfat radikallerinin ve hidroksil radikallerinin ortamdaki radikal süpürücüler tarafından süprülmüş olması giderim veriminin düşük kalmasına sebep olarak gösterilebilir. Ayrıca oda sıcaklığında yapılan kontrol numunelerinde TOK giderim verimi sırası ile %8 ve %1.25 olmuştur. Buradan hareketle termal aktivasyonun TOK giderim verimini arttırtığını söylemek mümkündür.

Şekil 3.2. PS Oksidasyonu Sonucu TOK ve Renk Giderim Verimleri

Persülfat oksidasyonu sonucu sırası ile %99.99 ve %95.1 renk giderim verimi elde edilmiştir. Ayrıca oda sıcaklığında yapılan kontrol numunelerinin renk giderim verimleri 15 dakikalık numunelerin veriminden daha geride kalmıştır. Buradan hareketle termal aktivasyonun renk giderim verimini arttırtığını söylemek mümkündür.

İki numunede de ozonlama işlemine benzer olarak BOİ5 değerlerinde büyük bir artış meydana gelmemiştir. Birinci numunede, TOK değerlerinde meydana gelen düşme ile beraber BOİ5/TOK oranı 120 dakikalık PS oksidasyonu ile  0.3 değerinden 0.48 değerine yükselmiştir. Kontrol numunesinin BOİ5/TOK oranı 0.39’da kalmıştır. Burada da ısı ile aktivasyonun BOİ5/TOK oranını arttıdığı söylenebilir. İkinci numunede 120 dakikalık reaksiyon süresi sonucunda  meydana gelen BOİ5/TOK oranı biyolojik arıtılabirliği son derece zayıf bir atıksuyu işaret etmektedir.

3.2. Peroksimonosülfat (PMS) Oksidasyonu

PMS oksidasyonu ile sırasıyla %16.2 ve %6.7 elde edilen TOK giderim verimleri, ozonlama işleminden daha iyi olmasına rağmen PS oksidasyonunun gerisinde kalmıştır. Aynı zamanda oda sıcaklığında yapılan kontrol numuneleri verimleri düşük çıkmıştır. Buradan termel aktivasyonun verimi oldukça arttırdığını söylemek mümkündür. Kontrol numunelerinde TOK giderim verimleri, PS oksidasyonu kontrol numuneleri TOK giderim verimlerinden düşük çıkmıştır. Buradan hareketle PMS oksidasyonunu aktive etmeyen iyonların diğer iyonlara oranla fazla olduğunu söyleyebiliriz (Yang S ve diğer 2010).

Peroksimonosülfat oksidasyonu sonucu sırası ile %98.8 ve %88.2 renk giderim verimi elde edilmiştir. Oda sıcaklığında yapılan kontrol numunelesinin renk giderim verimleri 120 dakikalık numunelerin verimlerine yakın olmuştur. Atıksu içerisindeki iyonlar (HCO3, Cl), PMS’nin aktivasyonunu sağladığı söylenebilir. Buradan hareketle PMS’nin anyon aktivasyonunun, termal aktivasyonun renk giderim verimine yakın olduğu ve anyon aktivasyonunun TOK gideriminde çok etkili olmadığı ve renk gideriminde etkili olduğunu söylemek mümkündür. Anyon aktivasyonunun birinci numuneye göre daha az olduğu görülmüştür. Birinci numunedeki klorür konsantrasyonun yüksek olması ve ikinci numunenin pH değerinin 11.00 olması sonucu bikarbonat iyonlarının azalarak karbonat iyonlarının artması şeklinde açıklanabilir. Aynı zamanda, ikinci numunedeki klorür konsantrasyonu birini numuneye göre çok daha az olmasınında anyon aktivasyonuna etkisi olmaktadır.

Şekil 3.3. PMS Oksidasyonu Sonucu TOK ve Renk Giderim Verimleri

İki numunede de PMS ile oksidasyonda da diğer iki işleme benzer olarak BOİ5 değerlerinde büyük bir artış meydana gelmemiştir. Ancak TOK değerlerinde meydana gelen düşme ile beraber birinci numunede, BOİ5/TOK oranı 120 dakikalık PMS oksidasyonu ile  0.3 değerinden 0.41 değerine yükselmiştir. Kontrol numunesinin BOİ5/TOK oranı 0.36’da kalmıştır. Burada da ısı ile aktivasyonun BOİ5/TOK oranını arttıdığı söylenebilir. İkinci numunede, 120 dakikalık reaksiyon süresi sonucunda  meydana gelen BOİ5/TOK oranı biyolojik arıtılabirliği son derece zayıf bir atıksuyu işaret etmektedir.

  1. SONUÇ VE ÖNERİLER

Deneysel sonuçlardan elde edilen veriler değerlendirildiğinde en genel anlamda aşağıdaki sonuç ve önerilere ulaşılmıştır.

  • Her iki atıksu da boyama banyosundan alınan numune olduğu için yüksek renk ve düşük BOİ5 değeri içermektedir.
  • Alınan ilk numunede hem TOK giderim verimi hem de renk giderim verimi açısından persülfat oksidasyonu sonuçları, ozonlama ve peroksimonosülfat oksidasyonu sonuçlarına göre daha iyi sonuçlar vermiştir. İkinci numunede ise TOK giderimi açısından ozonlama renk giderimi açısından ise persülfat oksidasyonu daha iyi sonuçlar vermiştir.
  • Her iki numunede de persülfat ve peroksimonosülfat oksidasyonunda oda sıcaklığında yapılan kontrol numunelerinde, hem renk hem de TOK giderimi açısından peroksimonosülfat oksidasyonunun verimi persülfat oksidasyonunun verimini geçmiştir. Buna sebep olarak oda sıcaklığında persülfatın aktifleşmemesi buna karşılık peroksimonosülfatın klorür ve bikarbonat gibi anyonların varlığında aktifleşmesi olarak gösterilebilir. Persülfat oksidasyonu kontrol numunelerindeki elde edilen verim persülfat iyonu oksidasyonu olarak açıklanabilir.
  • İlk numunede uygulanan ozon dozu ikinci numuneye uygulanan ozon dozunun yaklaşık olarak 3 katı olmasına rağmen, ikinci numunedeki ozonlama uygulaması ile elde edilen renk verimi ilk numunede elde edilen verimden daha yüksek bulunmuş ayrıca TOK giderim verimleri birbirine çok yakın çıkmıştır. İlk numunedeki klorür konsantrasyonunun çok yüksek oluşu sonucu ozon gazının hedef dışı bileşiklere yönelerek özellikle klorürü, klor gazına yükseltgemek amacıyla harcandığı ve verimin bu yüzden düşük kaldığı söylenebilir.
  • Bütün uygulamalarda renk giderim verimleri TOK giderim verimlerinden çok daha yüksek bulunmuştur. Verilen oksidan maddesi dozlarının veya bekleme sürelerinin boya kromofor grubunu parçalama yettiği ancak organik maddeyi oksitlemeye tam olarak yetmediği söylenebilir.
  • Her iki atıksuda da oksidasyon uygulamaları ile BOİ5 değerinde kayda değer bir artış sağlanamamıştır. Ancak ilk numunede özellikle persülfat oksidasyonu ile TOK değerinin düşmesiyle birlikte BOİ5/TOK oranında belirli bir artış sağlanabilmiştir.
  • Renklilik sayısında AB standardı 15 m-1 olduğundan PS oksidasyonu sonucu elde edilen yüksek renk giderim verimleri ile bu standart sağlanmıştır. Fakat diğer uygulamalarda da yüksek renk giderim verimleri olmasına rağmen bu standart sağlanamamıştır. Ancak üretimden gelen boyama atıksularının dışındaki renksiz suların seyreltme etkisi ve daha sonraki arıtma ünitelerinin de renk giderimi ile standartlar rahatlıkla sağlanabilir.
  • Özellikle tekstil endüstrisi gibi yüksek sıcaklığa sahip atıksularda daha büyük bekleme süreleri ile persülfat ve peroksimonosülfat oksidasyonu ile daha yüksek TOK giderim verimlerine ulaşmak mümkündür.
  • Her üç uygulamada çamur çıkarmadığı için özellikle renk gideriminde daha düşük dozları uygulandığı zaman, boya banyosu dışındaki renksiz yıkama suları da göz önüne alındığında deşarj standardlarının yakalanmasında bir problem olmayacağı görülmektedir.
  • Çalışma iki adet reaktif boya banyosu atıksuları ile yürütülmüştür. Diğer boya banyosu atıksuları ile de benzer çalışmalar tekrarlanmalıdır.
  • Yapılan uygulamalar sonucu elde edilen atıksuların biyolojik arıtılabilirliklerinin tam olarak ortaya çıkması için ilave biyolojik arıtılabilirlik deneylerine ihtiyaç vardır.

 KAYNAKLAR

Alaton I A, Kornmüller A and Jekel M R (2002). Ozonation of Spent Reactive Dye-Baths: Effects of HCO3-2/CO3-2 Alkalinity, Journal of Environmental Engineering, 128(8), 689-696.

Arslan I and Balcioglu A (2000). Effect of Common Reactive Dye Auxiliaries on the Ozonation of Dyehouse Effluents Containing Vinylsulphone and Aminochlorotriazine Ring, Desalination, 130, 61-71.

APHA-AWWA-WPCF (1998). Standard Methods for the Examination of Water and Wastewater, 20th ed. American Public Health Association, Washington DC.

Huang C R, Lin Y K and Shu H Y (1994). Wastewater decolorization and TOC reduction by sequential treatment, American Dyestuff Reporter, 83(10), 15.

Yang S, Wang P, Yang X, Shan L, Zhang W, Shao X, Niu R (2010). Degradation efficiencies of azo dye Acid Orange 7 by the interaction of heat, UV and anions with common oxidants: Persulfate, peroxymonosulfate and hydrogen peroxide. Journal of Hazardous Materials, 179: 552-558.

Yorumlarınız Bizim İçin Değerlidir